28 Nisan 2011 Perşembe

22 yaşında ''asla'' dememeyi öğrendim.
yarattığımız tabular zamanı gelince tabut oluyormuş.
hem bu kadar acıtıp hem nasıl bu kadar mutlu ediyor bizi asla dediklerimiz?bu sefer acı çekmeye fırsat olmadı,düşünmeye,hissetmeye vakit yoktu;o yüzdendir heralde...
sana sarılıp en saçma dileğimi tuttuktan sonra hiç bilinmeyen yollara, sokaklara, insanlara uğramak iyi geldi.hiçbirinin anısı yoktu, bu yüzden hissetmeye de zaman kalmamıştı.
yürüdüm,içtim,uyudum ama ağlamadım.acı eşiğim arttı galiba her türlü acı itinayla atlatılır diyorum kendi kendime.içime bol bol maviliği çektim,gözlerime yeşili gömdüm,Tezer Özlü okudum. okudukça hayata ağız dolusu küfürler ettim.sanki görüyordu beni ve yıllar önce oraya gideceğimi tahmin etmişti.ne hissettiğimi ben dile getiremezken, o yıllar önce, okuduğum satırları yazmış ve zamanı geldi dercesine bir tesadüf (!) eseri çıkmıştı karşıma.ne hissettiğimi bir ben bir de Ceren bilir.her anımı benle yaşayıp off demeyen o güzel can!nasıl öderim onun hakkını bilmiyorum.arkadaş desen değil,dost desen değil,kardeş desen ı-ıh...tamamlayanım o benim,diğer yarım.ne söz söylememe gerek var ne de debelenmeme,bakmam sadece ona bakmam yetiyor.tam düşecekken tuttu beni,off dediğimde arkamdan itekledi...saatlerce yürüyüp arkamızda bıraktık yolları.baktığımız fallara inandık;inanmazsak yaşayamazdık.denize her baktığımızda hüznümüzü maviye akıttık ve sonunda tüm dilekleri bir şarap şişesine sığdırıp denize bıraktık.
belki yıllar sonra ...
her neyse şimdi yine ankaradayım.içim ada dışım ankara.başka türlü nasıl dayanılır ki...
bugün yüksel'de yürüdüm,içime çektim havasını.sonra yine aynı yere gittim,aynı masaya oturup aynı şarkıyı istedim.senin için,o gün için ve gelecek tüm belirsiz günler için.gittim hüznümü akıttım,geldim hüzne battım.anladım ki ben bu döngünün arasında sıkıştım kaldım.
gitmek istiyorum, her fırsatta gitmek...

http://www.fizymuzik.com/#-T0w81Bi2e8/r/!/



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder