7 Ocak 2011 Cuma

uzun zamandır kalemi alamıyordum elime. bugün garibim ne noktalama işaretleri,ne yazım kuralları hiçbiri umrumda değil sadece kelimeler... hani sırtında sürekli bir duygu bir düşünce taşımak zorunla olan o emekçiler.tuhaf mı geldi emekçi değil midir kelimeler?omuz omuza verip duyguları inşa etmezler mi,düşüncelere kol kanat germezler mi?

başta da dedim ya tuhafım şu aralar.çok konuşmuyorum sadece dinliyorum ve izliyorum.yorgunum galiba henüz küçük ama yorgun.nasıl olur da 21 yaşındaki biri kendini 30 yaşında hisseder yahut bu hissettiklerim 30 yaş hissi midir peki 30 yaşına geldiğimde kaç yaşında hissedeceğim vsvsvsvsvs...sorgulamaya başlayınca gidiyor işte,elimde değil.duygularım düşüncelerim öyle iç içe girdi ki bir köşeye çekilip ayrılmalarını bekliyorum ama ne düşüncelerim duygusuz ne de duygularım düşüncesiz ediyor.olmuyor.bir kuytu buldum içimde.aslında küçüklüğümden beri varmış da ben şu sıra çok sık uğrar olmuşum yanına öyle diyor.azıcık sitem etmeyi de ihmal etmiyor hani.belki diyor daha sık uğrasaydın yanıma bu sefer böylesine uzun süre kalmak istemeyecektin.amaan boşver diyorum bir iki gün afallarlar üçüncü gün alışırlar nasılsa...ilişkilerin pamuk ipliğine bağlı olduğu bu yüzyılda kopması ne kadar süre alır ki en fazla üç gün.abarttığımı düşünenler varsa denesin,görsün.

şimdi geçiyorum içimin en kuytu yerine.türküler dinliyorum bol bol.şiir ve roman okumayı da ihmal etmemek lazım,üzerine biraz da tiyatro serpiştirdim mi benden iyisi yok.eskiler öylesine içten yazmışlar,söylemişler,oynamışlar ki yaşadığım zamanda hiçbir şey samimi gelmiyor artık.kim bilir belki de bunun ağırlığıdır içimdeki.belki diyorum belki bir yerlerde bir boşluk bırakmışlardır.olur ya bir gün farkeder de o boşluğu doldururum.ahhh o umutta olmasa ne zamana kadar katlanılır ki bu dünyaya?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder