19 Haziran 2010 Cumartesi

Dönsek ya çocukluğumuza ?

 Bir fitili ateşlemeye gör,durur muyum yerimde ? (:

 Duygusal anlamda patlama aşamasına gelmişken, yine kağıda kaleme sarıldım işte.Bu sefer kalemi elime almamda Kerem'in etkisi olmadı değil (:

 Gök gürlüyor,cama inatla damlalar vuruyor,elektrik bir gidiyor bir geliyor derken,Facebook Anasayfamda Kerem'in yaptığı paylaşım beni yıllar öncesine götürüyor.Fotoğrafın altında şöyle yazıyor : Geçip giden zamanları bir yerlerde bulsam...'' Eee ne var bunda diyebilirsiniz;ama fotoğrafı görünce ''Keşke yaaa! '' diyeceğinizden eminim. ''Mavi'' ,arkası açık şirin bir araç,hemen arkasından bembeyaz dumanlar saçıyor...Evet,sinek ilacı sıkan ''mavi'' şirin mi şirin bir araba.Çocukluğum geldi aklıma,nasıl da koşardık arkasından.O beyaz dumanın içinde kaldıkça,sanki etrafımı bulut kaplamış gibi hissederdim.Küçükken en büyük hayallerimden biri de bulutların içinden geçmekti.Gökyüzünde kavuşmak istediğim hayalime,yeryüzünde bu sevimli araç sayesinde kavuşurdum.En son, Ceyhan'da bir sinek ilacı aracının arkasından koşmuştuk.Dakikalarca,gülerek aracın peşine takıldığımızı hatırlıyorum,ne yalan söyleyeyim kokusu da hoşuma gidiyordu (: Koştum,koştum,koştum...Bir ara yere yığıldım,gerisini hatırlamıyorum.Gözümü açtığımda ben ve 7 arkadaşım, kendimizi ayrı ayrı koltuklarda ve annelerimizi de ellerinde birer kaşık ve birer kap yoğurtla  gördük.Anneme baktım, ''ama anne çok zevk-li-i-i...'' demeye kalmadan,annem yoğurdu ağzıma tıkmıştı.Çok korkmuştu,belliydi,yüzü bembeyazdı...O sırada babama gözüm takıldı.Annemle beni izliyordu,bir yandan da o güven dolu,sıcacık yeşil gözleriyle bana ''bilirim ne de güzeldir o beyaz dumanın içinde kalmak...'' dercesine gülümsüyordu.

 Bir fırsatını bulsam ve dönebilsem çocukluğuma.Yine sinek ilacı sıkan arabanın arkasından koşsam,gök gürlediğinde yatağımdan fırlayıp annemle babamın arasına girsem,''allı ballıııııı'' diye bağıran şekerci amcanın yanına gidip şekerimi alıp masallar dinlesem ondan,tombik oynasam sokaklarda,taş sektirmeyi öğretse babam ve yine inatla öğrenemesem...

 Yağmur yağıyor inatla,gök gürlüyor...Herkes uyuyor şimdi.Korkmuyorum artık gök gürültüsünden,tek başına uyumayı öğrendim.Şeker yemiyorum eskisi gibi,masal anlatan şekerci amca gelmiyor artık,tombik oynayacak kimse kalmadı,hepimiz bir yere dağıldık zaten sokak sakinleri de yaşlandı ve huysuzlaştı,eskisi kadar kaldıramıyorlar gürültümüzü.

 Dışarıdan bir ses geliyor.Bir umut çıkıyorum cama,sokak bomboş!Yağmur ısrarla yağıyor,çocukluğum bu yağmurla akıp gidiyor.Kapıyorum gözlerimi hemen Ceyhan'ı düşünüyorum,oradaki anılarımı taze tutmaya çalışıyorum.Nafile...Ankara'yı,İstanbul'u,Ceyhan'ı,Muş'u düşünüyorum.Tutamıyorum zamanı,çocukluğumu özlüyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder