2 Şubat 2010 Salı

Ey İnsanlar (!)

''Yola çıkasım var canfeda,kendimden gidesim var.''

Bu sözüyle altın vuruşu yapar üstâd.Her okuyuşumda daha da etkiler beni bu satırlar.Sanki herkesin yaşadığı;ancak dile getirmeye cesaret edemediği o duyguyu beyinlerimize kazımak için çabalar.

Hiç olmadı mı sizde de uzak yerlere gitme isteği?Ama öyle 6-7 saatlik gezmek için bir yere gitmek değil,yepyeni bir hayat kurmak için gidilmesi gereken,herkesten uzak hiç bilmediğin bir yerde yaşama isteği...

Kişi neler hisseder,hangi olaylar insanın kurulu bir düzeni bertaraf edip yepyeni bir hayat kurmak istemesi gibi çılgın bir fikri ortaya çıkarır?Bilmiyorum.Aslında bu sorunun tek cevabının olması da oldukça komik olur.Bir duygunun, bin insan bedenine girip binbir çeşite büründüğünü varsayarsak bu soruya karşılık tek cevap beklemek oldukça gülünç olur.

Çevremdekileri bilmem ama benim uzaklara gitme isteğimin tek nedeni insanlar(!).Kendini çok zeki sanıp gülünç durumda olan,fazla bilmişlik taslayıp özünde bomboş olan,içini henüz sorgulayamamışken karşısındakini sorguya çeken,haksızlıklara boyun eğip gününü kurtarmaya çalışan,kendisinden bihaber olup dünyayı kurtarmaya çalışan avanaklarla benim derdim.Önceden anlatmak ve anlaşılmak isterdim,zamanla gördüm ki çoğu insanın anlattıklarımı anlaması,hissettiklerimi hissetmesi pek de mühim bir şey değil hatta mümkün de değilmiş.Kendime kendim için lazımmışım ben.

Şimdiye kadar hayatımda öyle ya da böyle yer almış ve beni incitmiş tüm insanlara baktığımda onlara binlerce sitemde bulunduğumu gördüm.İşte tam bu sırada yine üstâd devam etti yazmaya :

çok adam gördüm

kendisi zannettiğinden az.
bakıyorum beni yansıtan her şeye,
zannettiğim gibi değil canfeda,
zannettiğim gibi değil
kendim bile.

İrkilir ve kendime gelirim.Suçu o insanlarda(!) değil kendimde ararım.Ben soktum onları hayatıma,yaralamalarına ben izin verdim.Yalanlarına ben inanmak istedim,sahte yüzlerini ben göremedim.Bu nitelikleri taşıyan çok değil ama az ve bu konuda çok başarılı(!) insanlar tanıdım.Pişman mıyım?Hayır.Kırgın mıyım?Evet.Başlarda lanet ettiklerim,şimdi klavuzum oldu,belki  bu yüzden onlara minnettar da olmalıyım.Tek kötü yanı eskisi gibi olamıyor insan.Eskisi bakamıyor,eskisi gibi inanamıyor çevresindekilere.Üstâd ise doğruluyor bu sözlerimi :

müjdeci gülüşüne kıstırdığım pis,

budaklı hatıra için,
hangi sözü bulsam incitici
saplıyorum dilime,
akrebim bilirsin
hep zehir saklıyorum yüzüğümde.

Henüz çok gencim biliyorum.Büyük laflar için çok erken;ancak evcilik oyunu oynamak için de çok geç.Zaman tozpembe gözlükleri takıp havalara uçma zamanı yahut at gözlüğü takıp insanlığa olup biteni farketmeden yaşayıp gitme zamanı değil.Zaman ''adam olana'' değer verme zamanı.Önüne sunulana boyun eğip amenna deme zamanı ise çoktan geçti.Adamsan meydan okursun hayata,adamsan sunulan değil sunan olmalısın.Seni yerin dibine çekmek isteyenlere inat sen var gücünle atılmalısın hayatın ortasına.Sen değiştiren,geliştiren ve araştıran olmalısın daima.Gün gelecek hayal kırıklığı yaşayacak, gün gelecek muhalefet olacaksın.Gün gelecek yıllarca inandığın her şeyi yerle bir edeceksin.Çevrendeki bulanıklığın içinde durunşunla en net sen olacaksın.Kadere de inanmayacaksın.Başkaları senin adına karar vermeye çalışacaklar;ancak görecekler ki onlar o kararı vermeye çalıştıklarında sen çoktan kararını verip eserini ortaya koymuşsun.Geriye kalanlara ise seni yazmak değil seni okumak düşecek !

G.Ç.K

1 yorum: