21 Ocak 2010 Perşembe

Nazif Kaleli'nin anısına,merhaba !

Yazıyorum evet...Bir iddiam olmadan,rekabet duygusu taşımadan,sadece içimden geldiği gibi yazıyorum.Bana bu duyguyu bahşeden o yüce insana teşekkür etmeden başlamak istemedim bloguma yazı yazmaya.

Ne zaman kalemi elime alsam,ne zaman art arda sıralamak istesem sözcükleri o sihirli el gelir dokunur bana. Elini elimin üstüne koyar ve yol gösterir sadece,o yola girip girmemeyi bana bırakır.Hayatım boyunca en büyük yol göstericim o olmuştu. Aramızdan ayrılmasına rağmen hâlâ yol göstermeye devam ediyor.Onun gibi bir hayat yaşamak isterim ben de,onun gibi düzgün,onurlu,öğretici,mücadeleci bir hayat.Belki de sırrı budur her şeyin,aramızdan ayrılışının üstünden yıllar geçse de ölümün bana hiçbir zaman kelime anlamını yaşatmamasının sebebi budur.

Sevmek,saygı duymak  bu kelimeler çok küçük kalıyor ona hissettiklerimin yanında.Sevmekten çok daha öte,saygıdan çok daha öte içimdekiler.

Elimden geldiğince,dilimin döndüğünce,sözcükleri kullanabildiğimce her satırımda yaşatmaya devam edeceğim onu. Hangi konuda yazarsam yazayım tüm sözcüklerim seni bir nefes daha yaşatabilme adınadır.Bana dünyanın en güzel mirasını bıraktın : okumak,düşünmek ve yazmak ! Bu miras sayesinde dünyanın en zengin,en mutlu insanıyım.

Her geçen gün seni anlayabilmenin sevincini yaşıyorum amcacım,dünyanın en şanslı insanıyım çünkü senin gibi bir amcaya sahiptim ve seninle harika zamanlar geçirdim.Bana bir yaşama binlerce hayat sığdırabilmeyi öğrettin.Birlikte daha nice güzel yazılara imza atacağız,ölümün bir son olmadığını tüm dünyaya kanıtlama adına...

Gulan Çağın Kaleli

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder